Dünyaya Marka Satan Türkiye

Küresel Rekabetin Yeni Anahtarı Markalaşma ve Nitelikli Üretim

Bugünün dünyasında üretim alanında varlık göstermek elbette önemli, ancak gerçek ekonomik kalkınma, özgün marka kimliği yaratıp bunu küresel ölçekte pazarlayabilmekten geçer. Türkiye olarak bugün yüksek kalite standartlarında üretim yapma yeteneğine sahibiz, fakat esas amacımız başkalarının tabelası altında çalışmak yerine kendi değerlerimizi dünya pazarında parlatmaktır. Emeğimizin ve kalitemizin karşılığını tam anlamıyla alabilmek, stratejik dönüşümle mümkün olacaktır.

Şu anda birçok stratejik sektörde yabancı devler için yürütülen üretim faaliyetleri, ortaya çıkan ekonomik katma değerin büyük kısmının marka sahibi ülkelere gitmesine yol açan kısır döngüyü kırmak için, kendi fikri mülkiyet haklarımızı koruyan ve yerli tasarımlarımızı öne çıkaran köklü bir zihniyet değişimine odaklanıyoruz. Üretim gücümüzü dünya markası yönetme vizyonuyla birleştirerek ekonomimizi daha sürdürülebilir yapıya hızla kavuşturmayı hedefliyoruz.

2035 Vizyonunda Patent Gücü ve Fikri Mülkiyetin Stratejik Rolü

Türkiye’nin teknolojik gelişmişlik düzeyi, ürettiği patent sayısı, özgün tasarım kapasitesi ve tescilli marka hacmi üzerinden doğrudan değerlendirilmektedir. Son yıllarda artan başvurular umut verici olsa da, dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olma hedefimiz için çok daha fazlası gerekmektedir. 2035 yılı hedefimiz, OECD genelinde patent ve marka tescili alanında ilk 10 ülke arasında yer alarak geleceğin şekillendirilmesinde aktif bir rol üstlenmektir.

Bu vizyona ulaşmak için bilimsel keşiflerin ticarileşme süreçlerini hızlandıracak yeni modeller geliştiriyoruz. Üniversiteler ile sanayi kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendirerek, laboratuvarlarda ortaya çıkan her buluşun küresel pazarda karşılık bulmasını sağlayacak ekosistem inşa ediyoruz. Tasarım tescillerinde elde edeceğimiz küresel başarı, milli gelirimizin yalnızca miktarını değil, niteliğini de artıracaktır. Bilginin ekonomiye dönüştüğü bu yeni dönemde, markalarımız Türkiye’nin küresel ölçekteki en önemli gücü olacaktır.

Devlet Teşvikleri ve Küresel Pazarda Türkiye İmzası

Milli Marka Fonu ile uluslararası pazarlara açılma potansiyeli olan yerli markalarımıza uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman desteği sağlıyoruz. Patent tescilinden küresel pazarlamaya kadar her aşamada devlet desteğini arkasına alan girişimcilerimiz, dünya devleriyle eşit şartlarda rekabet edebilecek. KOBİ’lerin önündeki engelleri kaldırarak, her ölçekte işletmemizin dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlemesini sağlıyoruz.

“Made in Türkiye” etiketini sıradan bir menşe ifadesinden çıkarıp güvenin, yüksek teknolojinin ve kusursuz kalitenin evrensel simgesine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Ucuz iş gücüne dayalı rekabetten tamamen vazgeçerek, markalarımızın kazandırdığı yüksek itibar sayesinde dünya ekonomisindeki payımızı kalıcı olarak artıracağız. Kendi teknolojisini ihraç eden, markalarıyla dünya sofralarında yer alan Türkiye, 2035 hedeflerimizin sağlam temelini ve en heyecan verici hikâyesini oluşturacaktır.

Çünkü bizim hikâyemiz; emeğin yüceltildiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir Türkiye’dir.

SÜLEYMAN AKSOY


Mühendis SÜLEYMAN AKSOY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top